BUGÜN 23 NİSAN

Münir Bağrıaçık / DieGazete.de

Bugün 23 Nisan, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı, 500 yıllık bir imparatorluk yerine modern, çoğulcu, çok sesli bir demokrasinin ilk adımının atıldığı gün. Halk, millet, ulus, birey kendi kendini yönetsin, kula kulluk etmesin istendi. Asıl anlamı ulusal egemenlikti. Ve demişti ki “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” Bu düşüncenin, bu söylemin üzerinden tam 100 yıl geçti.

Sevdiği herkese “çocuk” diye hitap eden Ata, içindeki çocuk sevgisini yaşatmak için onları unutmadığını gösterdi. Onun için de geleceğin büyüklerine emanet edilen ülkenin, yani Cumhuriyetin ilk armağanını yine onlara verdi.

Dünyada bir ilkti.  Belki de böylesi anlamlı bir günü, o zamanın çocuk cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, aydınlığa çocukların mutluluğu ile ulaşılacağını o günden bildi.

Oysa rakamlar tarihi anlatmakta, yaşanan o hikayeleri yazmaya devam etmek çok önemliydi. 100. yıl gibi. Türkiye demokrasisinin bu özel günü, ne ülkede, ne de buralarda kutlanabiliyor. Zor zamanlar yaşanıyor.

Maalesef bir salgın hayatı kilitledi. O büyük hayaller kurulan 100. yıl coşkusu gölgelendi. Okullar, meydanlar boş kaldı. Gurur yaşanamadı. Bir virüs, bir salgın insanları, özellikle de çocukları evlere hapsetti. Tıpkı zihinler gibi…

Dünyada demokrasi, özgürlük, adalet ve eşitlik gibi soruların sorulduğu, ya da yaşananların sorgulandığı döneme, bir de korona salgını eklendi. Ülkedeki sokağa çıkma yasağı, burada da kısıtlamalar eklendi.

Oysa çocukluğumda 23 Nisanlarda yavrukurt olmak ne büyük keyifti. Ya da buralarda meydanlara sığamadığımız o günler, dün gibi. Bu yazı için 24 yıllık Berlin maceramın meslek arşivine göz atarken neler karşıma çıktı. Ne çok yol alınmıştı.

Almanya gibi dünyanın en güçlü ülkesinin Parlamentosu’nda toplanan çocuk milletvekillerimizden tutun da, bugünün Cumhurbaşkanı’nın koltuğunu güzel bir Türk kızına verdiği anlara. Kutlamalarda, ülkeleri yönettiğini sanan zat-ı muhteremlere inat dünya çocukları bir arada. Barış, hoşgörü, sevgi tohumları çiçeğe durmuştu sanki orada.

Bugün biraz hüzün var yüreğimizde. Bugün biraz üzgünüz. Hayatını kaybedenler adına. Bir iki cılız ses, kendince uzak birkaç etkinlik, birkaç kutlama mesajı hepsi o.

Ülkemizde de benzer… Garip bir siyasi döngü, hangi taraf olursa olsun ayrıştırma, yok sayma, ötekileştirme almış başını gidiyor. Sevgiden, değerden ilkeden yoksun kötü örnekler çocuklarımızın önüne konuyor. Cumhuriyetin kazanımlarından uzak insan tiplemeleri bir horoz dövüşü yapıyor.

Dün kaç kez budandı dallarımız ve kaç kez korkuya boğuldu sesimiz. Bugün kaç kez düştük toprağa. Ama yine çiçek olacak gülen yüzümüzde çocuklar. Zihinlerde ve hayatın içinde kol salan virüse inat türkülerle, şarkılarla çınlayacak sokaklar. Yine gelecek o bildik ilkbahar.  İnsanın yüceliğinde o çocuk masumiyeti oldukça yine yaşanacak o zamanlar, kutlanacak 23 Nisanlar.

Ama olsun bir avuç insan da olsak, yine yerimizi aldık alanlarda. Bayrağı yarına taşımak adına. Omuz omuza olmasak da. Zamana not düşmek kaygısıyla.

Tıpkı bir otobüsün peşinde durmadan koşan çocuğun söylediği gibi “Her şey çok güzel olacak” anlayışıyla.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun…

Grafik kaynak: HerSeyCokGuzelOlacak.de /
Süleyman Ağır / Trio-Agentur – Berlin / Spandau

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*