BURUK VE HÜZÜNLÜ TÜRKÜLER

Hüseyin İşlek / Berlin

Bağlama ustası ve besteci Sıddık Doğan ve Türkü Pınarı Orkestrası ile Mitte Müzik Okulu Orkestra ve Korosu buruk ve hüzünlü bir konser verdi. 2020 yılının başından bu yana yaşanan olumsuzluklar nedeniyle neredeyse konseri iptal etmeyi düşündüklerini söyleyen Sıddık Hoca ve ekip arkadaşları güzel ve anlamlı, ama bir o kadar da buruk bir Türk halk müziği konserine imza attı.

Konser, sunumu üstlenen Ercan Biçen’in konukları selamlaması ve okuduğu şiir ile başladı. Baha Döner’in şair ve sanat dostu sahibi işadamı Hasan Babür’ün bu güzel şiiri büyük alkış aldı. Birinci bölümün ilk iki türküsünü Sıddık Doğan seslendirdi.

Suriye’de yaşanan savaş ortamı ve Rusya’nın desteğini alan Beşar Esad rejiminin Türk askerlerine saldırısı sonucu 34 şehidin gölgesinde gerçekleşen konser, buruk ve hüzünlü geçti. Yaşananlar nedeniyle repertuarını değiştiren Sıddık Doğan Hoca, sahnede en az 2-3 kez konseri yapıp yapmamakta zorlandığını, program akışını değiştirdiğini ve hareketli türküleri en aza indirgediğini söyledi. Sıddık Doğan, “Konseri iptal etmek, acılara boyun eğmek gibi bir şey olacaktı. Ben de hiç değilse beraberce türküler söyleyerek yaşam sevincini kaybetmememizi ve devam ettirmemizi önemsedim. Çünkü yaşam sevincini kaybederseniz, her şeyinizi kaybedersiniz, biz onu canlı tutacağız” dedi.

Repertuara ilave ettiği iki yeni parça salondaki herkesi duygulandırdı. Bunlardan ilki, büyük usta Ali Ekber Çiçek’in türküsü “Yine mi gurbetten kara haber var” ve ikincisi sözü ve müziği kendisine ait “Acı ölüm” oldu. Birinci bölümde Sıddık Doğan “Neredesin gönül sözlüm, gitme, gül bir daha”, Özlem Ö. Öztürk “Seher yeli nazlı yare”, Kamer Eser “Mağusa Limanı”, Sadegül Bayrak “Gurbet elde yadellerin derdini”, Fazilet Karkın “Madem ki ben bir insanım”, Zeynel Bayrak “Nasip olsa yine gitsem” adlı türküleri solo olarak okurlarken, Zerrin Gedir ve İsmail Doğan “Ben yürürüm yane yane” türküsünü düet olarak seslendirdi. Bu bölüm Sıddık Hoca’nın seslendirdiği “Al yazma zeybeği”, “Yıldızlar döküldü yere” ve “Bir deli rüzgarım” adlı türkülerle son buldu. Hasan Babür bu bölümde, büyük alkışlar eşliğinde “Anam” adlı şiirini okudu.

İkinci bölüm Ercan Biçer’in seslendirdiği şair işadamı Hasan Babür şiiri ile başladı. Daha sonra Sıddık Hoca’nın görme engelli şan dersi öğrencisi Asiye Atış kendi çaldığı piyano eşliğinde “Karadeniz al beni de yanına” adlı anonim türküyü seslendirdi. Atış, gecenin en büyük alkış alan solisti oldu.

İkinci bölümde Neşe Bayburt “Dostum dostum”, Özgül Ulugerçek “Ben seni sevdiğimi”, Serda G. Küçük “Kaşların karasına”, Kamer Eser “Bahça duvarından aştım”, Özlem Ö. Özen, Sıddık Hoca’nın vokali eşliğinde “Yüce dağ başında yanar bir ışık”, Haydar Arıkan “Karadır kaşların”, Zerrin Gedir “Müdür beyin yeşil kürkü” ve “Sevdiğime varamadım” ile Leyla Liyrem “Yar ben sana eş olam” adlı türküleri solo olarak, Sadegül ve Zeynel Bayrak “Çiğdem der ki”, Fazilet Karkın ve Ozan Ali Doğan “Şifa istemem balından” adlı halk ezgilerini düet olarak seslendirdi.

Konserin sonuna doğru İsmail Doğan kendi yazdığı “Ah sultanım neredesin” adlı şiiri ve “Çamlıbel’den çıktım yayan” adlı türküyü seslendirdi. Alman sanatçılar Ingo ve eşinin çalıp Türkçe olarak seslendirdikleri “Seviyorum seni” adlı eserde Ozan Ali Doğan kendilerine bağlaması ve sesi ile eşlik etti. Final bölümünde Sıddık Doğan ile öğrencileri birlikte sahne aldılar ve sahneyi dolduran bu dev koro birbirine bağlı “Ada Tepe”, “Kağızman’a ısmarladım”, “Hele Dadaş”, “İnce giyerim ince” adlı dört türkü okudu.

Sıddık Doğan ve Türkü Pınarı konserine sazları ile Sıddık Doğan (bağlama), Ozan Ali Doğan (bağlama ve piyano), Haydar Arıkan (bağlama), İlmiddin Rüzgar (gitar), Umut İlyas Koçkazı (gitar) ve ritim sazlarıyla Servet Dolu eşlik etti. Konsere en büyük emeği geçenlerden bir şüphesiz her zaman olduğu yine ses teknisyeni Erdoğan Yarar, konsere klavye ile de katkı sundu.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*