DATÇA 20. GELENEKSEL AKDENİZ’DEN EGE’YE DOSTLUK VE DOĞA YÜRÜYÜŞÜ

Esmeri Alev Ekebaş / DieGazete / Datça

Datça Çevre ve Turizm derneği DAÇEV öncülüğünde, Datça Kaymakamlığı, Datça Belediyesi ve Kızlan Muhtarlığı’nın katkılarıyla mayısın ilk pazar günü Datça Cumhuriyet meydanından start alan “Datça Geleneksel 20. Akdeniz’den Ege’ye Dostluk ve Doğa Yürüyüşü” büyük ilgi gördü. Yürüyüşe Datça’nın Fransız kardeş kenti Buxerolles’dan gelen 10 kişilik heyet de katıldı.

Etkinlikte Kumluk plajından testilere doldurulan Akdeniz’in suyu, Ege Denizi’ne törenle boşaltıldı. Böylece Akdeniz’in suyu Ege Denizi ile buluştu. Emniyet, sağlık ve belediye ekiplerinin de hazır bulunduğu geleneksel yürüyüşe katılanlar ayrıca, kendilerini Gereme Koyu, Gökova Körfezi, Katıyalı piknik alanın sahilinden Ege denizinin sularına bırakıp yüzdüler. Katıyalı piknik alanında Datça köylerinden kadınlar da yöresel tatları sunarken, davul zurna eşliğinde halaylar çekildi.

Datça Kaymakamı Mesut Çoban, Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar, DAÇEV (Çevre ve Turizm Derneği) Başkanı Hüseyin Tüzün, Datça Belediye Başkan Yardımcısı ve meclis üyesi İnci Bilgin, Datça Belediyesi meclis üyesi Hayriye Balkan, Datça halkı, doğasever yürüyüş grupları, Datça’nın Fransa’daki kardeş şehri Buxerolles’den gelen on kişilik misafir grup soğuk havalı ve yağmurlu bir günde, davullu zurnalı bir yürüyüş gerçekleştirip dostluk, hoş görü ve doğa sevgisini perçinlediler.

Yürüyüş öncesi bir konuşma yapan Datça Kaymakamı Mesut Çoban “Değerli arkadaşlar, Akdeniz’den aldığımız suları Ege’ye götüreceğiz. Başkanımızın da dediği gibi bugün hava şartları etkinliğimize engel olacak şekilde değil. Baharda daha iyi bir hava bekliyorduk. Datça Yarımadası, Akdeniz ile Ege’yi ayıran kara parçasıdır. Bu geleneksel yürüyüş 20 yıldır devam eden bir etkinlik. Katılımın fazla olduğu, Datça’nın bu yönünü, özelliğini ortaya çıkaracak, dostluk, kardeşliği, doğa sevgisini, turizmi artıracak bir şekilde bu organizasyonların devamını diliyorum” dedi.

Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar yaptığı selamlama konuşmasında şunları söyledi: “Fransa’daki kardeş şehrimiz Buxerolles’i temsilen gelen on kişilik misafir grup Belediye Başkanlarından bir mektup ve mesaj getirdi. Bizim belediye seçimlerindeki başarımızı kutlamışlar. Datça ile olan dostluk, kardeşlik bağlarını mutlaka daha iyi bir yerlere taşımak istediklerini belirten mektupta her türlü etkinliklerimizde, beraber olmamız duygusunu da paylaşmışlar. Ben de her birine teşekkür ediyorum. Datça Geleneksel Akdeniz’den Ege’ye Dostluk ve Doğa Yürüyüşünün bu yıl 20’ncisini gerçekleştiriyoruz.

Bundan sonraki yıllarda da Akdeniz’den Ege’ye dostluk ve doğa yürüyüşlerine devam edeceğiz. Bu yürüyüşü 2000 yılında başlatan avukat Turgay Sönmez ağabeyimizi rahmetle anıyorum. Bu etkinlikle onun adını da yaşatmanın onurunu taşıyacağız. Bugün Datça’da kötü hava şartları bizi yakaladı. En kötü günümüz böyle olsun diyorum. Akdeniz ile Ege’nin suyunu buluşturmak dileğiyle bütün katılımcı arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” Fransız konuklar da yaşananların çok özel ve tarihsel bir dostluk modeli olduğunu belirterek keyifli anlar paylaştıklarını dile getirdi. Datça’nın doğal güzelliği ve konuksever halkına hayran kaldıklarını, bundan sonra da bu işbirliğinin artarak devam edeceğini ifade ettiler.

Çevre ve Turizm Derneği DAÇEV Başkanı Hüseyin Tüzün de “Geleneksel hale gelen Akdeniz’den Ege’ye Dostluk ve Doğa Yürüyüşü ilk olarak 2000 yılında DAÇEV yönetim kurulu üyemiz rahmetli avukat Turgay Sönmez’in fikriydi. Amaç Datça halkını kaynaştırmak, yürüyüşte yeni dostluklar kurmak, Datça’nın doğal güzelliklerini hep birlikte tanımak, kaynaştırmak, keşfetmekti. Eğlenmek, beraber olup, doğayı tanımak, doğayı koruma bilincinin oluşmasını bu arada sağlamak amacımız. Bu yıl 20’ncisini yaptığımız bu etkinlik artık geleneksel hale geldi.

Etkinlikte hedef, Akdeniz’den testilerle aldığımız suyu, Gökova Körfezi Gereme Koyu’ndan Ege denizine dökmek oluyor. Amacımız 2300-2400 yıl önceki Knidosluların teşebbüs ettikleri ama gerçekleştiremedikleri bir olaya gönderme yapmak. Knidoslular Pers istilası sırasında kendilerini savunmak amacıyla Balıkaşıran tarafını yarıp, yarımadayı adaya çevirmek istemişlerdi. Böylece savunmalarını kolaylaştıracaklarını sanıyorlardı ama bu girişim başarısızlıkla sonuçlandı. Birçok kaza, yaralanma olayları oldu. Bunun üzerine bakıcı fal merkezine haber gönderdiler. Bunun nedenini sordular. Gelen cevapta Tanrı Zeus demiş ki: ‘Ben isteseydim ada olarak yaratırdım orayı, bırakın öyle kalsın demiş. Knidoslular da bu tavsiye üzerine Perslerin hakimiyetini kabul etmişler. Ta ki Büyük İskender gelinceye kadar. Onların başaramadığı bu olayı Datça Cumhuriyet Meydanı’nda Akdeniz’in sularını, testilere doldurup taşıma su ile Ege’ye Gereme Koyu’na götürüp, sembolik olarak döküp, Akdeniz ile Ege denizini buluşturuyoruz’ şeklinde konuştu.

Tarihte ne olmuştu

TC Kültür ve Turizm Bakanlığı Muğla İl Müdürlüğü kaynaklarına göre: “Dorlar, M.Ö. 546’da Perslere karşı Knidos’u savunabilmek için Datça Yarımadası’nı Balıkaşıran mevkiindeki en dar yerinde kazıp ada haline getirmeyi denemişlerse de kayaların sertliği, çalışanların yaralanmaya, ölmeye başlamaları ve danıştıkları kahinlerin kazma işini durdurmaları tavsiyeleri üzerine vazgeçmişler ve Perslere boyun eğmişler. Knidos, Dorlar’ın kurmuş oldukları 6 şehrin merkezliğini yapmış. MÖ 4. yüzyılda Tekir Burnu’na taşındıktan sonra da, Burgaz’daki yerleşim yeri de tamamıyla terk edilmemiş, Stadia ismiyle varlığını sürdürmüş ve bu isim zamanla Datça’ya dönüşmüş.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*