ITB’NİN EMEKÇİLERİ

Seneye görüşürüz ITB

Münir Bağrıaçık / DieGazete.de

Dünyanın en büyük turizm fuarı ITB iyisiyle kötüsüyle sona erdi. Türkiye ilk üç günü borsa, son iki günü de fuar şeklinde geçen ITB’de her zamanki yerini almıştı. Bu yıl resmi tarihin başlangıcına dikkat çekmek isteyen Türkiye Göbeklitepe vurgusunu yapıyor ve Türk mutfağının çeşitliliği üzerine Mehmet Yalçınkaya ile şov yapıyordu. Stand da sanki ikiye ayrılmıştı. Bir yanda pek beğenilmese de son yılların moda rengi siyahlara bürünmüş Turizm Bakanlığı standı, diğer yanda oteller, tatil köyleri ve kentler yer alıyordu. Bir de sektörün içinden gelen, sorunları bilen, kararlı bir bakan vardı.

Ancak büyük beklentilerle Berlin’e gelen Türk turizmciler, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Polatlı’da yaptığı “Almanya’da terör örgütü toplantılarına katılıp Türkiye’ye gelenlere yönelik önlem aldık” sözleri ile şok yaşadı. Zaten var olan birçok sorunun yanı sıra Almanların Türkiye algısını aşmaya çalışan ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un koyduğu 6 milyon hedefi için çırpınan turizmciler, Soylu’nun zamanlamasını yanlış buldu.

ITB başladığı anda da, Alman Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Adebahr, Soylu’nun açıklamalarıyla ilgili konuşuyordu. Kendisine Türkiye’ye seyahat tavsiyeleri ve uyarıları hakkında güncelleme olup olmadığı soruluyordu. Adebahr da, “Seyahat tavsiyeleri tarafımızdan sürekli olarak gelişmeler doğrultusunda güncellenmektedir. Şu andaki durumu da, yakından gözlemlemekteyiz. Seyahat edecek olanların gayet tabii ki bu tavsiyelere bakmalarını öneriyoruz. Türk hükümeti ile görüşüyoruz. Ayrıca seyahat tavsiyelerinde belirli bir süredir Türkiye’de tutuklanma riski bulunduğu konusuna işaret edildiğini de hatırlatmak istiyorum. Özellikle de Türkiye’nin algısına göre terör örgütlerine yakın olanlara zaten tavsiyelerimiz oluyor. Türkiye’ye giden herkesi seyahat uyarılarımıza dikkatlice bakmasını öneriyorum. Almanya’da düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilen sözlerin, Türkiye’de ceza kovuşturmasına yol açabileceği belirtiliyor” sözleri yeni bir kriz ortamını doğuyor sorusunu akla getiriyordu.

ITB’nin ikinci günü Mehmet Nuri Ersoy’un basın toplantısında beklenen oldu. Alman medyası ITB fuarlarına Türkiye ile ilgili belli bir düşünceyle gelirdi. Öyle de oldu. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sözleri soruldu. Ortam gerilim yüklüydü. Ama Ersoy, son derece soğukkanlıydı. İçişleri Bakanı’nın ifadesinin farklı anlamlara çekildiğini ve bu konuda Türk Dışişleri Bakanlığının da gerekli açıklamayı yaptığını hatırlatıyordu. Ardından da kendilerinin bir turizm fuarında olduklarını, Berlin’e Türkiye ve dünya turizmini konuşmaya geldiklerini üstüne basa basa söylüyordu. Türkiye’nin bu yıl 6 milyon Alman turisti ağırlamayı hedeflediğini belirten Ersoy, gayet sakin bir dille ”Almanları her daim ülkemizde görmek ve ağırlamak istiyoruz. Türkiye’de turizmin başlaması ve gelişmesinde Almanların çok önemli bir yeri var. Alman turistlerin bizi yönlendirmesiyle kendimizi geliştirdik. Biz bunu unutacak değiliz. Ayrıca Almanların, Türklerin kalbinde özel bir yeri var. Bu şekilde kalmasını istiyoruz” diyerek hem ortamı yumuşatıyor, hem de mesaj veriyordu.

Ama Alman gazeteciler soruya devam ediyordu. Türkiye’deki bazı Alman gazetecilerin basın kartı ve akreditasyon talepleriyle ilgili bir soruyu yanıtlarken de diplomatik bir dil kullanıyordu: “Türkiye ile Almanya çok eski müttefik ve dost. Dostlar arasında bazen anlaşmazlıklar ve fikir ayrılıkları olur. Bunlar aşılamayacak konular değil. Konuşulur, tartışılır ve bir çözüm bulunur. Kalıcı olan Türk-Alman dostluğudur. Türk-Alman dostluğuna zarar verilmesine, Türkiye olarak izin vermeyeceğiz. Anlaşmazlıkları zaman içerisinde tatlıya bağlayacağız. Bugüne kadar bağlandı, bundan sonra da bağlanır.” Ardından da kibar ve anlaşılabilir bir dille Almanları Türkiye’ye davet ediyordu.

 

İşte böylesi bir atmosfer yaşandı ilk iki günde. Bakan da Türkiye’ye döndü. Türk ya da Alman fark etmeksizin gazeteciler de gelmez oldu. Ama orada Türk turizmciler ve standa gelen konuklara güler yüzleriyle hizmet sunan bir ekip vardı. Berlin Müşaviri Hüseyin Gazi Coşan ve Nüket Ercan önderliğinde sanki Türk turizminin gönüllü elçileri ya da neferleriydi. Beş gün boyunca, deyim yerindeyse her eksiği giderdiler, her söküğü diktiler. Sonunda onlar da eğlenmeyi hak ettiler. Tarkan’ın müziği eşliğinde yorgunluk giderdiler. Onları gören, ya da müziği duyan Almanlar da, onlarla birlikte eğlendiler. Sonra da DieGazete.de objektifine hep birlikte gülümsediler sessizce. En sonunda da yüksek sesle “Seneye görüşürüz ITB” dediler.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*