“MİETENDECKEL” TARTIŞILMAYA DEVAM EDİYOR

Mümtaz Ergün / Berlin

TDU tarafından MADO’da gerçekleştirilen bu ayın “Masa Başı Buluşması”nda, kamuoyunda “kira freni” olarak bilinen “Mietendeckel – Kiraların Dondurulması” konusu masaya yatırıldı. Berlin’de 23 Şubat 2020  tarihinde yürürlüğe giren kiraların üst sınırının dondurulması (Mietendeckel) ile ilgili kanun, Türk-Alman İşverenler Birliği’nin (TDU) geleneksel Masa Başı Buluşması’nda  tam anlamıyla masaya yatırıldı. Mado Cafe’de yapılan toplantıya konuşmacı olarak, Federal Meclis Milletvekili CDU’lu Kai Wegner, Berlin Eyalet Meclisi Sol Parti Milletvekili Gabriele Gottwald, Sosyal Demokrat Partili (SPD) Kilian Wegner ve Neue Wege für Berlin Derneği’nden iş kadını Sandra von Münster ile SolWo Emlak Şirketi Genel Müdürü Ali İnce katıldı.

Özellikle politikacılar arasında zaman zaman sert tartışmaların yaşandığı toplantının sunumunu yapan TDU Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Oktay Ataş giriş konuşmasında kanun hakkında bilgi verdi. Oktay Aktaş, bu kanunun Berlin ekonomisi, kiracı ve ev sahibi arasındaki ilişkiler ile emlak piyasasına büyük bir müdahale olduğunu söyledi. Toplantıda ilk sözü alan Sol Parti Milletvekili Gabriele Gottwald, 2011 yılından beri kiralarda büyük bir artış yaşandığını, kazançlarla, kiralar arasındaki makasın giderek açıldığını, insanların evlerinden çıkmak zorunda kaldıklarını, bu nedenle de şehrin yapısının değiştiğini dile getirdi.

Politikacılar olarak bu gidişe dur demek zorunda olduklarını belirten Gottwald, Berlin Eyalet Hükümeti koalisyon ortakları olarak bu kanunu hazırlayıp, çıkardıklarını söyledi. Gabriele Gottwald sözlerine şöyle devam etti: “Bu kanun kabaca neler içeriyor? Birincisi, kiralar 5 yıl boyunca artmayacak, ikincisi eski binalarda metrekare kira bedellerine üst sınır konuluyor. Bugün eski binalar için konulan sınır metrekare başına 6,45 Euro’dur. Üçüncüsü de kiraları şu anda bu sınırın %20’sini aşan dairelerde, kiranın bu üst sınıra doğru aşağıya çekilmesidir.”  Gottwald konuşmasında kanunun 2015 yılından sonra inşa edilen yeni binaları içermediğinin de altını çizdi.

CDU Federal Milletvekili Kai Wegner ise Hamburg, Berlin, Münih gibi büyük şehirlerde konut piyasasında büyük bir sıkıntı ve baskı yaşandığının, kiraların çok yüksek olduğunun bilindiğini dile getirerek,  “Bu nedenle federal düzeyde kiraların belli ölçüde artırılabilmesi, yerleşim alanlarına göre ortalama kira çizelgelerinin belirlenmesi gibi önlemler alındı. Ancak Berlin Eyalet Hükümeti’nin bu düzenlemesi piyasaya çok radikal bir müdahale. Anayasa’ya aykırı olan maddeler içeriyor. CDU olarak Berlin Anayasa Mahkemesi’ne bu kanunun iptali için başvuracağız. Mahkemenin kanunu geri çevireceğinden eminiz” dedi.

Neue Wege Girişimi’nin temsilcisi iş kadını Sandra von Münster ise konuşmasında sorunun arz ve talep arasındaki dengesizlikten kaynaklandığını, Berlin’de şu anda 100 bin ucuz konuta ihtiyaç duyulduğunu, hızla çok sayıda ev inşa edilerek sorunun üstesinden gelinebileceğini ifade etti. Münster şöyle devam etti: “Biz Hamburg’ta olduğu gibi hızla yeni konut yapılmasından yanayız. Konunun enine boyuna tartışılmasına ihtiyacı var. Bütün tarafların katıldığı yuvarlak bir masa kurulmalıdır.”

SolWo Emlak Şirketi Müdürü Ali İnce ise siyasetin zamanında önlemler almadığına dikkat çekerek, tam tersine Berlin Eyalet Hükümeti’nin yıllar önce kamuya ait binlerce konutu çok ucuza sattığını söyledi. İnce, “Bu düşünceleriniz insani olarak temelde çok güzel. Ancak getirdiğiniz bu kanunla işleyen bir ekonomiyi frenliyorsunuz. Sektörde huzursuzluk ve kargaşa oluşacak, işsizlik artacak” dedi.

SPD sözcüsü Kilian Wegner de kanunun bir koalisyon ürünü olduğunu vurgulayarak, Berlin’in yıllardır kira artışlarında dünyanın önde gelen şehirlerinden biri olduğunu belirtti. Wegner “Özellikle boşalan bir daire yeniden kiraya verildiğinde fahiş fiyatlar isteniyor. Bunun böyle gitmeyeceği açıktır. Kanun bundan dolayı çıkarıldı. Berlin’de emlak piyasasına büyük bir sermaye akmaktadır. Önlem almazsak biz de Paris’in, San Fansisko’nun veya Londra’nın durumuna düşeriz” dedi. Wegner yeni bina yapılarak elbette sorunun hafifletilebileceğini, ancak inşaat sektörünün yetersizliği, yüksek arsa fiyatları gibi birçok faktörden dolayı bugünden yarına düşük ve orta kazançlı ailelerin oturabileceği ev yapmanın mümkün olmadığını vurguladı. Wegner, “Berlin’e vasıflı eleman gelmesini istiyorsak, kiralarında orta gelirli bir ailenin ödeyebileceği bir seviyede olması gerekir” şeklinde konuştu.

Daha sonra sorular bölümüne geçildi. Konuşmacılara çok sayıda soru yöneltilerek, çözüm üzerine öneriler dile getirildi. Toplantı sonrası ortak kanı ise emlâk piyasasının, diğer sektörlerden kopuk bir şekilde seyrettiği, yeni kanunun henüz çok yeni olduğu, sonuçlarının beklenmesi gerektiği yönünde oldu.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*