O GÜN BUGÜNMÜŞ

Münir Bağrıaçık / DieGazete

Dile kolay, 20 yıl 2 ay sonra, ya da bir başka deyişle tam 49 maç sonra gelen bir galibiyetti.  Geriden gelip şampiyonluğa ortak olma açısından önemliydi. İkinci yarıyla rüzgarı arkasına alıp, son 6 maçını kazanan rahat bir Galatasaray vardı.

Oyun planı, taktik anlayışı, hakemin yanlış kararları şusu busu bir yana, bu maç Galatasaray’ın hakkıydı. Tam 113 dakika sonunda 3-1’lik skorla ve sahadaki oyunuyla Galatasaray kazanan taraftı. Demem o ki, bu galibiyetin şampiyonluk yolunda Galatasaray için sıradan bir üç puanın dışında başka anlamları tarihe kazındı. Yani o gün, bu gün mü bekleyişi sonlandı.

Oyunun başında öne geçebilirdi. Olmadı. Ama aynı Onyekuru bir penaltı aldı, bir de gol attı. Böylece Fatih Terim’in planı skora katkı sağladı. Fatih Terim ile yeniden doğan Donk da gerek oyuna, gerekse skora katkı sağladı. Bir de Muslera gibi bir deneyim üç direğin arasındaydı.

Maç boyunca tartışmalı kararlar veren, hele Galatasaray lehine verdiği penaltıda bu yıl Fenerbahçe’ye çalınan düdüklerin nasıl olduğunun örneği bir hakem Umut Meler sahadaydı. 12 sarı 3 kırmızı kart ise böylesi bir derbi akşamlarının halleri arasında tabi ki olacaktı.

Diğer yanda saha içi ve dışı birçok sorunla baş etmeye çalışan Fenerbahçe, deyim yerindeyse enkaz altında kaldı. Hem siyaset, hem federasyon, hem hakemler, hem de ekonomik kriz, bu virane durumların nedenleri arasındaydı. Buna Ali Koç gibi bir ismin özverisine rağmen, futbol kültüründen yeterince nasiplenememiş yönetimin tecrübesizliği de, bu yaşananların kaynağıydı. Devrim halleriyle yola çıkıldı. Ama zaman ve zemin bu yönetin anlayışına karşıydı.

Ersun Yanal’a gelince. Fenerbahçe’nin 21 yıllık seri sonrasında gelen mağlubiyet Ersun Yanal’ın hatasıydı.  Bir buçuk yıl önce taraftarın isteğiyle gelen Ersun Yanal, maç sonunda taraftarların protestolarıyla evine gitti.

Şimdi Fenerbahçe’nin şapkasını önüne koyup düşünme zamanı. Daha matematiksel olarak iş bitmedi. Futbolda her şeyin bir ilki vardır. Futbolda öngörülemeyen durumlar da yaşanır. Her şey bir yana, her daim bir umut vardır. Umudun olduğu yerde de hayat vardır. O nedenle de futbol sadece futbol değildir. Belki de yaşamın ta kendisidir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*