UĞUR MUMCU ANILDI

Münir Bağrıaçık / DieGazete.de

Gazeteci yazar ve Türkiye demokrasisinin sembol ismi Uğur Mumcu katledilişinin 27. yılında Berlin’de de anıldı. HDB Halkçı Devrimci Birliği’nin, Tiyatrom ile birlikte düzenlediği geleneksel anma töreninin bu yılki konuğu televizyon sunucusu gazeteci Banu Güven idi. Uğur Mumcu severlerin, sivil toplum örgütü temsilcilerinin tıka basa doldurduğu Tiyatrom salonundaki anma toplantısı, demokrasi şehitleri ve Mumcu için saygı duruşu ile başladı. Ardından Berlinli bağlama ustası ve müzik öğretmeni Sıddık Doğan’ın konuklara sunduğu bir ezgiyle devam etti. Aralarında Berlin’de HDB’nin düzenlediği bir etkinlikte yaptığı konuşmanın da bulunduğu Uğur Mumcu’nun birçok yerde yaptığı konuşmaların yer aldığı bir sinevizyon gösterisi ile de hafızalar tazelendi.

Türkiye’de araştırmacı gazetecilik gerçekten büyük bir cesaret işi 

Toplantının konuk konuşmacısı gazeteci ve televizyon sunucusu Banu Güven ise Türkiye’de araştırmacı gazeteciliğin ne denli güçleştiğini, baskıları örnekleriyle anlattı. Güven, suçlar için cezasızlık kültürü ve ısrarının hakim olduğu için araştırmacı gazeteciliğin gerçekten büyük bir cesaret işi olduğunu belirtti. Uğur Mumcu’nun döneminin araştırma ve soruşturma için çok önemli olduğunu ve bugünlere ışık tutan bir süreç olduğunu belirten Banu Güven “Akıl, vicdan, adalet ve ahlakın şaşmaz bir terazisi vardı. Bu ilkeler bizim gazetecilik yaşamımıza referans oldu. Araştırmacı gazetecilikte bizler için çok özel bir örnek.

Onun döneminde bilgiye ulaşmak çok daha zordu. Ama sızdırma vardı. Devlet kurumlarında çeşitlilik vardı. Bugün her şey siyasileştiği için bilgiye ulaşmak çok zor. Özellikle 17-25 Aralık ve 15 Temmuz’dan sonra bizim memleket, gazetecisine hiçbir dönem iyi davranmadı. O susturuldu. Maalesef arka planda cezasızlık kültürü var. O karanlık güçlerin birileri elinden tutuyor. Bugünün ışığında Rabıta’da siyasi İslam’ın nasıl büyüdüğünü ve nasıl geliştiğini görebiliyoruz. O bugünleri ta o zamanlarda görmüş ve uyarmıştı. Uğur Mumcu’nun katledilişinin üzerinden 27 yıl geçti. Zaman aşımı da geliyor. Burası onu anmak için doğru bir yer. O günü, dün gibi hatırlıyorum. Geçtiğimiz günlerde de Hrant Dink’i de andık. Tüm otoriter rejimler örneğin Rusya’da benzer olaylar yaşandı. Oysa onlar sadece işlerini yapıyordu. Hala yaslarını tutuyorum ve saygıyla anıyorum” dedi.

Türkiye’de değişimin en önemli zamanının 2011 referandumu olduğunu belirten Banu Güven, 80 darbe anayasasının değişmesini isteyenlerin yanıldığını belirttiği konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hata ‘yetmez ama evet’ diyenlerde. O zaman gerçek anlamda iktidar ele geçirildi. Artık muktedirim denmesine neden oldu. Elbette İslami bir anayasa değil. Zira onların dinin para olduğuna inanıyorum. Anayasa değişimi için toplumsal baskı gerekiyor. Rahatsızlık duyan bireyler olarak ne yapabilirim demeli ve mücadele etmeli.

Gazeteciler devleti yönetenlerin dilini kullanmak zorunda değil

Suçlulara karşı büyük bir cezasızlık zırhı varken, gazetecilere kolayca uygulandığını ve basın özgürlüğünü tehdit eden bir sistemin olduğunu belirten Banu Güven şöyle devam etti: “Gazeteciler devleti yönetenlerin dilini kullanmak zorunda değil. Gazetecilere baskının son örneği, Türkiye’de birçok gazetecinin basın kartının iptal edilmesi. Bugün daha açık yöntemler uygulanıyor. Yargı baltayı indirmek için hazır bekliyor. Böylece gazetecilere ayağını denk al mesajı veriliyor. Türkiye öyle bir ülke ki, Berat Albayrak’ın mailleri ortalığa düştü diye Wikipedia’ya erişim engelleniyor. Sırf bazı kişilere zarar gelmesin diye kapatılabiliyor. Bu ancak bizim gibi ülkelerde olur. Bağımsız bir yargı yok. Kararlar insanın içine sinmiyor. Vicdanı yaralayan kararlar nedeniyle adalet arayışı her yerde. Oysa gazetecinin görevi haksızlığın peşine düşmektir. Ama bugün mesleğimiz yerle bir. Raşel Dink’in dediği gibi ‘Bir bebekten katil yaratan karanlığa karşı durmak gerekir. Maalesef o bebekten bir de mağdur yaratıldı.’

Olay çıktı

Sunumunu Gül Ataseven ve Melih Şengölge’nin üstlendiği toplantının açılış konuşmasını yapan HDB Başkanı Ahmet İyidirli, Uğur Mumcu’nun demokrasi, özgürlük ve hukuk devleti mücadelesi ile yazılarının bugün bile geçerli olduğunu söyledi. Anma toplantısının soru bölümünde bir izleyicinin, Banu Güven’in Uğur Mumcu ile Hrant Dink’i aynı kategori içine soktuğu ve andığı gerekçesiyle tepki gösterdi. Güven’i şok eden itiraz küçük çaplı bir olaya neden oldu. HDB adına çekim yapan Şafak Salda itiraz eden kişiye hakaretler yağdırdı ve üzerine yürümeye çalıştı. Araya girenler olayın büyümesini önledi. Salonda buz gibi bir havanın esmesine neden olan olayın yatışmasının ardından HDB başkanı Ahmet İyidirli, herkesin düşüncesini söylemekte özgür olduğunu ve saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi. Toplantının kapanışını Banu Güven, sanatçı Sıddık Doğan’a eşlik edip “Yiğidim aslanım burada yatıyor” türküsünü birlikte söyleyerek yaptı.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*