MADIMAK’I UNUTMADIK

DieGazete.de

Berlin Alevi Toplumu – Cemevi Sivas katliamının 28. yılında 33 aydın ve sanatçıyı anmak için Kreuzberg’deki Oranien meydanında miting düzenledi. Korona tedbirlerine dikkat edilen eylemde geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da yürüyüş değil de miting olarak yapıldı.

Sivas Madımak otelinde yaşanan katliamın bir kez daha lanetlendiği mitinge aralarında BAT Cemevi Yönetim Kurulu ile Cemevi bünyesindeki inanç, kadın, gençlik ve diğer kurul temsilcilerinin yanı sıra birçok yöre ve kültür derneği, siyasi parti ve Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu AABF’den temsilcilerin de bulunduğu yaklaşık bin kişi katıldı.

Berlin Alevi Toplumu (BAT) – Cemevi 2. Başkanı İsmail Erol’un sunuculuğunu yaptığı miting Madımak’ta katledilenler için bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından Cemevi Semah ekibinin semah gösterisinden sonra Almanca ve Türkçe basın açıklamasını Almanya Alevi Gençlik Birliği BDAJ üyesi Buket Aktaş okudu.

Sivas Devletin Katliamıdır

Aydın, yazar, sanatçılar ve semah dönen gençlerin 28 yıl önce Pir Sultan Abdal Şenlikleri’ne katılmak için Sivas’a gittiklerini hatırlatan Buket Aktaş; “Türkiye’nin aydınlık yüzü olan bu insanlar paneller düzenleyip, konserler verip, semah döneceklerdi. Günler öncesinden Sivas’ta dağıtılan bildirilerle organize olan karanlık güçler, camilerde cuma günü verilen vaazlarla, on binleri aşan kalabalığı galeyana getirip Madımak Oteli’ne saldırttılar. Madımak Oteli’nde bir araya gelen o güzel insanlar, 8 saat boyunca kurtarılmayı bekledi. Televizyonların naklen yayınladığı katliamı, Türk devleti bir türlü önleyemedi yada önlemek istemedi. Devlet, askeriyle ve polisiyle 8 saat boyunca, ağızlarında salyalar akıtarak, Madımağı ateşe veren yobazları izlemekten başka hiç bir şey yapmadı.

Ve sonuç itibariyle 2 Temmuz 1993 günü, 33 karanfil, 33 canımız ve iki otel görevlisi yakılarak katledildi. Sivas Madımak katliamı, Anadolu topraklarında vahşice işlenmiş din milliyetçiliği ekseninde gelişen bir devlet katliamıdır. Dönemin hükümeti, devlet adına bir insanlık suçu olan bu katliam karşısında özür dilemek bir yana, Madımak katliamını yapanların çoğunun rahatça ortalıkta dolaşmasına, hatta yasal boşluklardan yararlanıp yurt dışına kaçmalarına göz yumdu. Bu canilerden dokuzu Federal Almanya’ya gelip iltica etti. Almanya’nın bu canileri koruyup kollaması ise başka bir utanç tablosudur. Bütün bunlar yetmezmiş gibi insana, sanata, düşünceye, inanca yönelik bu katliamı, insanlığa karşı suç olarak kabul etmeyip, dava zaman aşımına uğratıldı. O dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, ‘Bu karar Türkiye’ye hayırlı ve uğurlu olsun’ diyerek katliama bakışını gösterdi.”

 Katliamın zaman aşımı olmaz
Buket Aktaş şöyle devam etti; “Biz diyoruz ki, Madımak katliamı insanlığa karşı işlenen bir suçtur ve asla zaman aşımına uğrayamaz. Değerli Canlar, bugün Sivas şehitlerimizle beraber, Koçgiri’de, Dersim’de, Maraş’ta, Malatya’da, Çorum’da, Gazi’de, Gezi’de ve adını burada sayamadığımız nice katliamlarda, hayatını yitiren bütün o güzel insanları saygıyla ve özlemle anıyoruz. Ülkemizde yaşanan bu katliamlar, hiç bir zaman toplumsal vicdanı tatmin edecek biçimde araştırılmamış, yargı süreçlerinde gerçek nedenler ve sorumlular ortaya çıkarılmamıştır.

Türkiye bu kitlesel katliamlarla hiç bir zaman yüzleşmemiştir. Halbuki toplumsal barış ancak ve ancak bu katliamlarla yüzleşerek gerçekleşebilir. Peki böyle bir yüzleşmeyi bugün iktidar olan AKP/MHP diktatörlüğünden bekleyebilir miyiz? Tabii ki hayır. Bırakın yüzleşmeyi, Alevilere karşı yeni provokasyon ve katliamlar planladıklarını bir mafya babasının ağzından öğreniyoruz.”

Birlik olma zamanı
Yaşanan sürecin bir kez daha birlik olma zamanı olduğunu gösterdiğini ifade eden Buket Aktaş; “Canlar, medya, mafya, siyaset ve iş dünyasının bu kadar iç içe geçtiği bugünlerde, Alevileri daha zorlu günlerin beklediğini görmek için kahin olmak gerekmiyor. İçinden geçtiğimiz bu karanlık günlerde her zamankinden daha çok birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olduğu realitesini göz ardı edemeyiz. Bunun yolu ise farklılıklarımızı zenginlik olarak görüp, birlikteliğimizi ve örgütlü yapımızı daha da güçlendirmekten geçer. Gün, birlik olma zamanıdır.

Gelin katliamlara karşı, diktatörlüğe karşı, zulme karşı ve adaletsizliğe karşı güç birliği yapalım. Farklı etnik ve inançsal kesimlerin, toplumsal barış içinde, özgürce ve kardeşçe, demokratik bir ortamda yaşamasını istiyorsak, ezilenler olarak bunun mücadelesini hep birlikte verelim. Dersimleri, Maraşları, Çorumları, Sivasları bir daha yaşamak istemiyorsak, Pirimiz Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin dediği gibi: “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” dedi.

Alman makamları üzerine düşen görevi yapmamıştır!

Aktaş’ın açıklamasından sonra etkinlikte söz alan Berlin Alevi Toplumu (BAT) -Cemevi Başkanı Dr. Yüksel Özdemir, 28 yıldır Madımak katillerinin serbest dolaştığını, bir kısmının Almanya’da ve Berlin gibi şehirlerde iltica ettiklerini hatta Alman vatandaşlığını aldıklarını söyledi.

Dr. Yüksel Özdemir; “Gerek Federasyonumuz gerekse Berlin Yönetimimizin resmi makamlara yaptığı girişimlere rağmen Alman makamlarının yeterli adımlar atmadığını görüyoruz. Bizler hep Türkiye’deki dosyaların Almanya’ya gönderilmediğinden şikayet ediyorduk. Fakat bugün biliyoruz ki Federal Almanya Adalet Bakanlığı üzerine düşen görevleri yerine getirmemiştir. Bundan sonra bu çalışmaların yapılması ve bu katillerin hak ettiği cezayı alması için mücadele etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Özdemir’in konuşmasının ardından  Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu AABF Yönetim Kurulu Üyesi Avukat İbrahim Emre, BDAJ Başkanı Devrim Emre, Sol Parti Milletvekili Hakan Taş, Yeşiller Milletvekili Fatoş Topaç, SPD Milletvekili adayı Hakan Demir yaptıkları konuşmalarda Sivas katliamının devletin provokasyonu ile gerçekleştirildiğini söyledi. Konuşmacılar, sorumluların yıllarca korunduğunu ve Aleviler üzerinde sistematik bir şekilde asimilasyon politikalarının devam ettiğine dikkat çekerek, bu politikalara karşı birlik ve dayanışma mesajlarını dile getirdi.

Bu arada Almanya Federal Parlamentosu eski milletvekili ve 29 bin üyeli BSB Derneği’nin Genel Başkanı Özcan Mutlu’ya sahnede kısa bir konuşma yapması için söz hakkı verilmemesi dikkat çekti. Etkinliğe Halkçı Devrimci Birliği HDB, CHP Berlin Birliği, Atatürkçü Düşünce Derneği Berlin Brandenburg üyeleri

Yapılan açıklamaların yanı sıra anma etkinliğinde Çağdaş Arslan, Birsen Ak ve Aliekber Akşahin, İhsan Özgür, Mustafa Yeşilyurt gibi sanatçı ve müzisyenler katliama ilişkin bestelenen eserler ve deyişler seslendirirken aralarında minik sanatçı Deniz Kazankaya’nın da bulunduğu Aşnan Tiyatro Topluluğu sahnelediği „Ateşte Semaha Durduk“ oyunu büyük ilgi gördü.

Sivas katliamında hayatını kaybedenleri anma etkinliğini Berlin Alevi Toplumu (BAT) – Cemevi’yle ortak çalışmaya grubuna Almanya Alevi Gençlik Birliği BDAJ, Almanya Alevi Üniversiteliler Birliği BDAS öncülüğünde Dersim Cemaati, Sivaslı Canlar, Çorum, Berlin Hümanist İşverenler Birliği HUV e.V. , Gaziantep Çepnilileri, Tokat ve Çevresi Demokratik Aleviler Birliği, Al-Dersim Spor, Varto-Der, Bahadınlılar, Akdağ Dayanışma, Omcalılar, Erzincan Küçük Otlukbeli, Varto Görgü (Quirçik) Köyü, Ketenciler Köyü, Mirseyit ile İnstitute Ziwan u Kulture Kirmanci gibi yöre ve kültür dernekleri katılım sağladı.

Sivas’ta Yitirdiğimiz Aydınlarımızı Unutmadık, Unutturmayacağız

Atatürkçü Düşünce Derneği Berlin-Brandenburg yönetim kurulu adına Başkan Olcay Başeğmez yayınladığı bildiride şu görüşlere yer verdi; “28 yıl önce bugün 2 Temmuz’da Sivas’ta yakılarak öldürülen halk kültürümüzün önde gelen 33 aydınını unutmadık. Tarih boyunca emperyalizmin işbirlikçisi gerici-şeriat yanlısı katillerin ‘Cumhuriyet burada kuruldu, burada yıkılacak’ bağırışlarıyla esas hedeflerini dile getirdikleri vahşi saldırı sonucu yitirdiğimiz yazar, şair, müzisyen sanatçılarımız bizler için her zaman aydınlık cumhuriyetimizin birer simgesi olarak yüreğimizde yaşayacaklar.

Günümüzde artarak devam edegelen kadına karşı şiddet başta kadınlarımız toplumun özgürlükten yana büyük çoğunluğun demokratik tepkileriyle karşılaşıyor. Laik, sosyal hukuk devleti Türkiye Cumhuriyeti’nin ne denli yaşamsal gerekliliğini yurttaşlarımız her geçen gün daha iyi anlıyorlar. Bir daha Sivas katliamı örneği çağdışı saldırıları yaşamamak için demokrasiden yana olan bütün güçlerin bilinçli birlikteliğini unutmamız gerektiğine inanıyoruz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*